B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında, Yargıtay 1.Ceza Dairesince verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1-İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2015 tarihli, 2015/215 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 86/2,62,51/1-3-4-7-8 maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesinin, 17/02/2020 tarihli ve 2019/3924 Esas, 2020/552 Karar sayılı ilâmıyla, suç vasfında değişiklik ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2-Yargıtay 1.Ceza Dairesi tarafından verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/11/2020 tarihli, 2020/79 Esas, 2020/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1,63 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, katılan vekilinin temyiz sebebi; Sanık hakkında eksik ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen takdir edilecek nedenlere ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay günü ... ilçesinden otobüs ile ... Büyük Otogarına gelen ... ve ailesinin evlerine gitmek üzere servis aracına bindikleri, ölen ... ile servis şoförlüğünü yapan sanık ... arasında bagajların yerleştirilmesi hususunda tartışma çıktığı, sanığın ...'i yumruklaması ve akabinde göğüs bölgesinden iteklemesi sonucunda ...'in yere düşerek başını betona çarptığı, kavganın etraftakiler tarafından aralandığı, kavga üzerine ...'in kızgınlıkla servise binmeyip metro durağına yürüdüğü sırada geçirmiş olduğu kalp krizi sonucunda yere düştüğü ve hayatını kaybettiği, ancak sanığın meydana gelen kavga sırasında ve öncesinde maktülün kalp damar rahatsızlığının olduğunu bilmediği ve de bilebilecek bir durumda bulunmadığı olayda, Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 28/05/2014 tarihli raporunda "...Olayın meydana geliş şekli ve otopsisinde tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde; kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı tartışma olayının efor ve stresinin tetiklediği ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur...." şeklinde görüş bildirilmesi karşısında meydana gelen olayda kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 17.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.