İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2017/11 Esas, 2019/433 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/271 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.03.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tefrik edilen sanıklarla nasıl irtibat kurduğunun tam olarak belirlenemediği halde salt istihbari delile itibar edilerek yerinde olmayan gerekçe ile örgüt üyelerine destek sağladığının kabul edilen ve bulunduğu mahallenin sorunlarını örgüte ilettiğine dair somut delillerle desteklenmeyen tefrik edilen dosya sanığı ...'ın beyanına itibar edilen sanık hakkında, istihbari delillerin ve tefrik edilen dosya sanığı ...'ın beyanlarının desteklenmesi bakımından, sanığın örgüt üyeliğinden ceza alan veya örgüt üyeliğinden soruşturma ve kovuşturması olan şahıslarda dahil olmak üzere hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan kişilerle iletişiminin tespit edilerek, hangi sıklık ne kadar süre ile bu kişilerle irtibatı olduğuna dair bilirkişi raporu alınması ve sanıktan ele geçirilen dijital dökumanda "denizz" isimli klasör içerisinde örgütsel bilgi olup olmadığının araştırılması suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafisine okunup diyeceklerinin sorulmasından sonra sanık savunmasını da kapsayacak şekilde tüm delilleri bir arada değerlendirerek karar yerinde tartışılmasından sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/271 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.