SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2013 tarihli ve 2012/697 Esas, 2013/399 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 18 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte tahsiline, c. Her iki suçtan hükmolunan cezalara ilişkin ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/299 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararıyla, sanığın denetim süresi içerisinde, suç tarihi 22.01.2015 olan hakaret, mala zarar verme ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarını işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine sanık hakkında,
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 18 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte tahsiline,
Karar verilmiştir.
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın haksız, yasaya ve yönteme aykırı olduğuna ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, her iki suç yönünden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine yöneliktir.
Sanığın, kavga olduğu anonsu üzerine olay yerine giden polis memurlarına yönelik sinkaflı sözlerle hakaret edip, ekip aracına binmemek için etkin olarak direndiği, sanık savunması, şikâyetçi beyanı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına dayanak alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereği mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları yönünden de uzlaşma hükümlerinin uygulanma zorunluluğunun meydana geldiği anlaşılmakla, ilama konu suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi,
3. Olaya müdahale eden ve 18.06.2012 tarihli tutanakta imzaları bulunan polis memurlarının duruşmaya çağrılıp mağdur sıfatıyla beyanları alındıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.