Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR

1.Sanık hakkında mağdure Şevval'e karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve mağdure Duygu'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçlarından açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2012/199 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararı ile;
a)Mağdure Şevval'e yönelik eylem sebebiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Mağdure Duygu'ya yönelik eylem sebebiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile aynı Kanun'un 35 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.07.2019 tarihinde tanzim olunan onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; sanığın atılı suçları işlemediğine, sanığın çocukken akrabası tarafından taciz edildiğine, cezai ehliyeti olmadığına, aldırılan raporun sadece 3 gün gözlem altına alınarak aldırıldığına, sanığın eylemini cinsel taciz suçu olarak kabul ettiğine, rapor içeriği ile rapor sonucunun çelişkili olduğuna, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ve sanık hakkında kurulan hükümlerin sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B.Katılan Mağdure Duygu Vekilinin Temyiz Sebepleri
Özetle; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmadığına tamamlanmış olduğuna ve mağdure Duygu'ya yönelik eylem sebebiyle kurulan hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

C.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Özetle; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalmadığına tamamlanmış olduğuna ve mağdure Duygu'ya yönelik eylem sebebiyle kurulan hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

A.Mağdure Şevval'e Karşı Eylem Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Mağdure Duygu'ya Karşı Eylem Yönünden

1.Sanığın başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir direnişi dışında ciddi bir engel neden olmaksızın eylemlerine kendiliğinden son vermesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri nazara alındığında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği, olay günü sanığın cinsel organını mağdurenin yüzüne sürtmesinden ibaret eyleminde tensel temas olması nedeniyle sanık hakkında lehine olan 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Aynı gerekçelerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

A.Mağdure Şevval'e Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2012/199 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Mağdure Duygu'ya Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2012/199 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan mağdure Duygu vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.