SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/881 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Her iki suçtan hükmolunan hapis cezalarına ilişkin ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2016/194 Esas, 2016/261 Karar sayılı kararıyla sanığın, denetim süresi içerisinde suç tarihi 16.04.2015 olan yağma suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması suretiyle mahkûmiyetine,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın savunmasına itibar edilmemesine, nezarethane kamera görüntülerinin elde edilememesinin dikkate alınması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbik edilmemesine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Sanığın, elinde bıçak olduğu halde çevreye rahatsızlık verdiğinin ihbarı üzerine olay yerine giden şikayetçi polis memurlarının kendisine müdahale etmek istedikleri sırada şikayetçilere direndiği, ekip aracının nezaret kısmına bindirildiğinde ise sinkaflı sözlerle küfür ettiği, sanık savunması, şikayetçilerin beyanları ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanıklar müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda ekip aracının içerisinde gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, sanığın cezasında anılan Kanun maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3. Sanığın aşamalarda, polis memuru tarafından darp edildiğini belirtmesi ve sanık hakkında düzenlenmiş olan adli muayene rapor içeriği karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de dikkate alınarak, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun'un 129 uncu maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4. Lehe hükümlerin uygulanmasının talep edilmiş olmasına karşın, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbik edilip edilmeyeceği hakkında bir karar verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.