Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; alt sınırdan hüküm kurulmaması ve nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
Yol kontrol ve arama noktasında, suça sürüklenen çocuğun yolcu olarak bulunduğu otobüste, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, suça sürüklenen çocuğa ait iki halının içerisine gizlenmiş vaziyette 2.111 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda müdafii huzurunda alınan savunmalarında; atılı suçlamayı kabul ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması, ele geçen eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve tüm dosya kapsamı karşısında, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlığını taşıyan 50 nci maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlar içerisinde para cezası dışında birden çok seçenek yaptırım türünün yer aldığı cihetle; aşamalardaki beyanlarında "ödeme gücü bulunmadığını” açıkça belirten ve adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilip çevrilmeyeceği, yine aynı Kanun'un 51 inci maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi;
Bunun yanında 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un
62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce suça sürüklenen çocuğa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek suça sürüklenen çocuğun yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması hususları karşısında hükmün yukarıda belirttiğim bu nedenlerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 03.04.2024