İlk Derece Mahkemesince zincirleme tefeciliğe teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/718 Esas, 2019/405 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefeciliğe teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241,35/1, 43/1,62/1, 52/1 ve 61/8. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, 53/1. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Sanık müdafii ile katılan ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/1847 Esas, 2019/3961 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1,62,52/1-2. maddeleri gereğince 2 yıl 5 ay 5 gün hapis ve 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
1.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafii, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığını, oluşmamış bir suçtan dolayı sanığın hukuksuz bir şekilde ceza aldığını, kararın bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan vekili, sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararın hukuka ve kanuna uygun olduğunu, adli para cezası kapsamında temel ceza olarak belirlenen 120 gün karşılığı adli para cezasının TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırılması neticesinde sanığın 150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi gerekirken hesaplamada hataya düşülerek 90 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan ses kaydı yasal delil niteliği taşımadığından dışlanması suretiyle dosyadaki diğer delillerle yapılan incelemede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca cezada yapılan 1/4 oranındaki artırım sırasında hesap hatası sonucu 150 gün yerine 90 gün adli para cezası ve aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince indirime gidilirken de 125 gün yerine 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle adli para cezası yönünden eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasının "B" bendinin; 2 numaralı paragrafında yer alan "Sanığın 2 yıl 11 ay hapis ve 90 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklindeki ibarenin "Sanığın 2 yıl 11 ay hapis ve 150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde, 3 numaralı paragrafında yer alan "2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ve 75 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklindeki ibarenin "sanığın 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ve 125 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına," ve 5 numaralı paragrafında yer alan "sanığın neticeten 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki ibarenin "sanığın neticeten 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve yasaya uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.