HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/29 Esas,2016/227 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanıklar ve müdafilerinin temyiz isteği; mahkemece sanıklar hakkında eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen mahkumiyet hükümleri bozulmasına ilişkindir.
1.Olay tarihinde sanıkların emlakçılık yaptıkları, katılana ait, gayrimenkulu düzenleme şeklindeki vekaletnamesi uyarınca tanık ...'e kiraya verdikleri kiraya veren sıfatıyla katılanın adı soyadından sonra atılan imzanın katılana değil, sanık ...'a ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ... savunmalarında ... Noterliğinden alınan vekaletname uyarınca suça konu daireyi tanık ...'e kiraya verdiğini, kira bedelini masraflar düştükten sonra katılana verdiğini ileri sürüp, sanık ... da suça konu gayrimenkulu kiraya verme yetkisinin emlak bürosuna ait olması nedeniyle kiraya verdiğini savunmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 18. Asliye Ceza Mahkemisinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.