Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozularak mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
Sanığın temyiz dışı diğer sanık İ.K. ile birlikte tapusu kendilerine ait olan taşınmaza ruhsatsız olarak ilave inşaat yaptıklarının 09.06.2015 tarihli tutanakla tespit edildiği, böylelikle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, Yerel Mahkemece sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir
1.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere (sanık savunması, diğer sanık İ.K.'nin beyanı, yapı tatil zaptı içeriği ve tüm dosya kapsamı), Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ''hüküm kısmında dayanak kanun maddesinin yazılmaması'' dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasına "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.