Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2016 tarihli ve 2015/392 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli, 2021/49431 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

1.Sanık müdafinin temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, suçu işlemediği, kararın lehine bozulmasına ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edildiği halde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tarihinde temyiz dışı sanık ... Aydın'ın diğer sanık olan ...'ın yerine motorlu taşıt sürücü adayları sınavına girerek sanık ... adına düzenlenmiş sınav cevap kağıdıyla sanığın aday yoklama listesini doldurduğu iddia ve kabul olunan somut olayda temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak,

2. Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, üç aydan fazla hapis cezasını içeren ilamın bulunduğu ve ertelemeye engel teşkil ettiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,

3. Kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen
kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin uygulandığı bölümün çıkartılması ve "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.