SAYISI: 2022/İHK-23552

SAYISI: 2022/70612

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, talebini 192.236,99 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile toplam 175.269,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 6.060,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.030,00 TL geçici bakıcı giderinin 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde;
sigorta şirketince belirlenen 9.935,00 TL sürekli iş görmezlik tazminat bedelinin 16.01.2020 tarihinde karşı tarafa ödenmiş olduğu, işbu ödeme neticesinde sigorta şirketinin tamamen ibra edildiği; hakem tarafından kusura ilişkin değerlendirme yapılmadan tespitte bulunulduğu, verilen hükmün bu yönden hatalı olduğu; maluliyete ilişkin raporun alınması için kazadan itibaren 18 ay geçmesinin ve iyileşme sürecinin beklenilmesi gerektiği; aktüer tazminat hesaplamasında TRH-2010 Yaşam Tablosu %1.65 iskonto oranı ile hesaplama yapılması gerektiği; müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verildiği; başvuran vekili lehine avukatlık ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre asliye hukuk mahkemeleri için ödenmesi gereken vekâlet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiği halde, tam vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraza konu 25.03.2022 – K-2022/70612 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine, Uyuşmazlık Hakem Kararının 3. maddesinin; “Başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden, A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 5.100,00 TL’nin, sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davacı vekili; vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nın 294-297 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi,

1.10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.
Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı tarafça itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalının diğer itirazları reddedilmiş ancak vekalet ücretine yönelik itirazı kabul edilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde belirlenen "21.355,00 TL" vekalet ücreti "5.100,00 TL" olarak değiştirilmiş olup, davalı itirazının kısmen kabul edildiği, hükmün düzeltildiği anlaşılmaktadır. Davalı itirazı kısmen kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında itirazın reddine denildiktikten sonra Hakem kararının 3. bendi değiştirilmiştir. Bu suretle hem kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı hem de hüküm fıkrasının kendi içerisinde çelişkili olduğu aşikardır. Böylelikle kararın infazında tereddüt oluşturulduğu görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.