Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebebi, zararı karşılamak üzere ek süre talep ettiklerine, mahkemenin talebi reddettiğine, kararın bu yönüyle hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 03.09.2013 tarihinde, Posta caddesi, Çerkes sokak içerisinde, suça sürüklenen çocuğun karton tezgâh üzerinde görünür vaziyette sigara satarken görüldüğü, güvenlik güçleri tarafından tezgâhta muhtelif markalarda toplam 232 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda atılı suçu ikrar ettiği, bozma ilâmı üzerine ise yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir.
Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son maddesi delâletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkralarının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen ... cezadan sonra 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; ele geçirilen gümrük kaçağı sigaraların yakalanış şekli, suça sürüklenen çocuğun ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
11.09.2024 tarihinde karar verildi.