Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Tutanak düzenleyicilerine soru sorma hakkı kısıtlandığına, 5. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tutanak düzenleyici tanıkların beyanlarına karşı sanık ve müdafiine soru sorma hakkı verildiği, sanık hakkındaki yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarı" yerine "ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı kanunun 81.maddesi değişik 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa İHTARINA, (İhtarat yapıldı)" yazılmak suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde
görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

Hüküm fıkrasından, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin (5) numaralı paragrafındaki “ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı kanunun 81.maddesi değişik 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa İHTARINA, (İhtarat yapıldı)" ibarelerinin çıkarılarak yerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2024 tarihinde karar verildi.