İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen ek kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararının yalnızca sanık müdafiine 23.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin karara karşı yasal süresi içinde temyiz talebinde bulunmaması nedeniyle hükmün kesinleştirildiği ve sanığın yasal süresinden sonra 15.02.2022 tarihli temyiz talebi üzerine 17.02.2022 tarihli ek karar ile sanığın temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 34/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi; 5271 sayılı CMK'nın 294/1. maddesinde "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklinde, aynı Kanun'un 295/1. maddesinde ise "temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." biçiminde düzenlemeler bulunması; sanık müdafiine yapılan tebligatta gerekçeli kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9. MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile 29.03.2023 tarih ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa ve müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren on beş günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir dilekçe verebileceği, dilekçesinde temyiz nedenlerini bildirmemesi halinde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği anlaşılmakla;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin esastan ret kararının sanık ve müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin sağlanarak, verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesinin eklenmesi ve ek Tebliğname düzenlenmesi; temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dosyanın incelenmeksizin oy birliğiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.