Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Beykoz Elmalı/... mahallesinde yapılan 2/B çalışmalarında 2/B alanına çıkarma işleminin hatalı yapıldığını, bu nedenle yanlış yapılan 2/B çalışmalarının iptaline, dava konusu yerlerin orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı orman vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince; ".. mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen orman bilirkişi raporunda dava konusu 176 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ev, bahçe ve fındıklık olarak kullanıldığı, diğer dava konusu 176 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ise kadastro tespitlerini eylemli orman olarak belirlendiği, davacı Orman İdaresinin bu taşınmazlara yönelik dava açmakta da hukuki yararının bulunmadığı, 2007 ortofoto görüntüsünde de benzer durumun söz konusu olduğunun anlaşıldığı, aynı nevide Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/615 E - 2015/389 K sayılı kararının davacı İdare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/17038 E - 2017/4657 K sayılı 29/05/2017 Tarihli kararıyla onandığı da anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından; verilen kararın usul ve kanun aykırı olduğu, Yargıtay kararının yanlış yorumlandığı sebebiyle bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.