Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada (asıl dosya davacısı) ... ve (birleşen dosya davacısı) ..., Serik ilçesi, ... Beldesi, ... Mahallesinde bulunan, sınırlarını dilekçelerinde belirttikleri, sırasıyla yaklaşık 5.000 m2 ve 6.397,42 m2 yüzölçümündeki taşınmazların zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğunu belirterek ayrı ayrı adlarına tescilini istemişlerdir.
İlk olarak İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 13.09.2018 tarihli kararı ile eksik inceleme ve araştırma sebebi ile bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek taşınmazlardan olduğu ve asıl davacı/birleşen dosya davacısı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın asıl ve birleşen dava yönünden kabulü ile 29.11.2021 tarihli harita mühendisi M.E.G tarafından hazırlanan ek bilirkişi raporuna ekli krokide "A" harfi ile belirtilen Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesi bulunan 5.005,96 metrekarelik taşınmazın tarla vasfı ile davacı ... adına; "B" harfi ile belirtilen Antalya ili Serik ilçesi ... Mahallesinde bulunan 5.217,80 metrekarelik taşınmazın tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 29.11.2021 tarihli rapora ekli krokinin gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1954 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun)
geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine, Orman İdaresi ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle;
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine, Orman İdaresi ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.