Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören ve bu itibarla duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ...’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından; şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı Kanun'un 237/2 maddesi gereğince davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a ve 31/3. maddelerinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının, 27/02/2015 tarihli mahkumiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 24/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.