Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında mağdureler Sahure ve Duygunur'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasını (b) bendi, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/283 Esas ve 2015/268 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iki defa (mağdureler Sahure ve Duygunur'a karşı) 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Karar usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz ettiklerine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Mağdurelerin aşamalardaki anlatımları, tanık ifadeleri, savunma ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay günü on altı yaşındaki katılan mağdurelerin popolarına eli ile vurması şeklinde kabul edilen eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve eylemlerinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarını oluşturduğu anlaşıldığından Mahkemece suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/283 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.