SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
1.Sanık müdafiinin temyizi yönünden; Soruşturma evresinde hakkında tutuklama talep edilen sanık için 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 101 inci maddesinin 3 üncü maddesi gereğince zorunlu müdafii olarak atanan Avukat ...'ın görevinin iddianamenin kabulü kararı verilmesi ile sona erdiği, kovuşturma evresinde baro ya da mahkeme tarafından anılan avukat için yapılmış bir görevlendirme bulunmadığı gibi sanığın müdafii talep etmediği hâlde gerekçeli kararın Avukat ...'a tebliği üzerine, Avukat ... tarafından kararın temyiz edildiği, sanığa gerekçeli kararın usûlüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın mahkûmiyet hükümlerini temyiz etttiği gözetildiğinde; Avukat ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ile Cumhuriyet savcısının temyizleri yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 Tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/282 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1.Sanığın temyiz isteği;herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği;süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği belirlenmiştir.
3. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; uzmanlık incelemesi sona ermediğinden adli emanete kaydedilmeyen suça konu silahla ilgili kriminal rapor dosyada mevcut olmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın, kolluk görevlileri tarafından yakalandığında yapılan aranmada ruhsatsız silah ve ekleri ile müşteki ... adına düzenlenmiş ancak sanığın fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği olayla ilgili olarak sanık hakkında kamu davası açılmış, sanık savunmasında suçlamaları kabul etmiş, dosya arasında bulunan uzmanlık raporlarına göre nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, silah ve eklerinin de 6136 sayılı Yasaya göre yasak niteliği haiz silahlardan olduğunun tespit edildiği belirtilmiş, Mahkemece nüfus cüzdanı üzerinde duruşmada yapılan gözlemde de nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiş, sanığın savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında da izah edildiği üzere sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemesi isabetsizliğinin, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8134 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararında açıkladığı üzere, hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması gerektiği gözetilerek, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C.Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma Veya Bulundurma Suçundan Kurulan Yönelik Sanık ile Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Sanığa isnat edilen ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 Tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 Tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "sanığın, Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2012/714 Esas, 2015/354 Karar sayılı sayılı kararında mağdur Suat'a yönelik eylemi nedeniyle nitelikli yaralama suçundan verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma Veya Bulundurma Suçundan Kurulan Yönelik Sanık ile Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 Tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.