SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/90 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j, son) bentleri, 35,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 17.083,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı kararların bozulmasına ilişkindir.

1. Sanığın suç tarihinde, şikayetçi ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile mağdur Yapı Kredi Bankası Atakent Şubesine giderek şikayetçi adına 10.900,00 TL kredi başvurusunda bulunduğu, banka çalışanı tarafından sistem üzerinden yapılan sorgulamada, kredi çekmeye uygun olmadığının belirlendiği ve buna ilişkin sorgu ekranı çıktısının sanığa imzalatıldığı, sanığın aynı gün başka bir bankadan şikayetçi adına kredi çekmek istediği sırasında yakalandığında, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak şikayetçinin kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanı ile sürücü belgesini ibraz ettiği, yine şikayetçinin kimlik bilgilerini kullanarak abonelik sözleşmesi imzalayarak 0 539... numaralı hattı aldığı iddialarıyla, sanık hakkında zincirleme resmi belgede sahtecilik ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2. Sanık atılı suçlamaları kabul etmiştir.

3. Mahkemece, sanık savunması, şikayetçi ve mağdurların beyanları, kredi başvuru formu, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu şekilde somut olayda, elde edilmeye çalışılan haksız menfaat tutarı 10.900,00 TL olduğundan adli para cezasının 1.090 gün olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 545 gün, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 454 gün, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 9.080,00 TL adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 60 gün olarak alınıp, günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 1.200,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde gün adli para cezası belirtilmeden ve elde edilmeye çalışılan haksız menfaat tutarı da hatalı olarak 20.500,00 TL olarak kabul edilip bu tutarın iki katı olan 41.000,00 TL'ye yükseltildikten sonra, teşebbüs ve takdiri indirim maddeleri uygulanarak, sonuç cezanın 17.080,00 TL olarak belirlenmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/90 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinde sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/90 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın 60 gün olan adli para cezası bakımından kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adli para cezasının uygulandığı paragraftan "17.083,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, ''9.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.