Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2014 tarihli ve 2014/12092 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Konya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, ....11.2014 tarihli ve 2014/570 Esas, 2014/732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, ....11.2014 tarihli ve 2014/570 Esas, 2014/732 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarihli ve 2017/17311 Esas, 2020/1551 Karar sayılı kararı ile "1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, plaka üzerinde suç tarihinde bulunması gereken mührün bulunup bulunmadığının tespiti için emanette kayıtlı plakanın getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Adli emanette kayıtlı suça konu plakanın dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, yasaya aykırı, 3-Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/244 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2021 tarihli ve 11-2021/75242 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın gerekçeli olmadığı, seçenek yaptırımların uygulanmadığı, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması talebinden ibarettir.
1. Olay tarihinde Konya Tedes sisteminden 14 BD ... plakalı beyaz renkli Opel Vectra marka aracın Konya'ya giriş yaptığı ve aracın üzerindeki plakanın sahte olduğu tespit edilmiş, 14 BD ... plakasının gerçekte 2012 model gri renkli Volkswagen Polo marka araca ait olduğunun belirlenmesi üzerine yapılan araştırmada araç sanığın evinin bahçesinde bulunmuştur.
2. Sanık ...'un 42 EFR ... plaka sayılı aracı 05/06/2014 tarihinde temyiz dışı sanık ...'tan satın aldığı ve aracın trafikten men olduğunu, aracın trafikten çekme kaydının olduğunu bildiği, aracı eşi olan temyiz dışı sanık ...'un adına resmi olarak kaydettirdiği, sanığın bu araca müşteki adına kayıtlı 14 BD ... plakaların sahtesini takarak kullandığı anlaşılmıştır.
3. Trafik Bilirkişisinin 05.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça konu 14 BD ... plakaların Bolu ilinde bulunan 2012 model, gri renkli, motor no: CGG...., şase no: WVW.... nolu Volswagen Polo marka araca ait olduğu, plakaların üzerinde takılı olduğu aracın ise gerçekte 42 EFR ... plakalı, 1992 model, beyaz renkli, motor no: 18SV......, şase no: W0L0000........... nolu Opel Vectra araca ait olduğu, suça konu plakanın incelenmesinde plaka üzerindeki harf ve rakam gruplarının anlaşılır şekilde olduğu, plaka üzerinde Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'na ait damganın bulunduğu yapılan sahteciliğin "ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle aldatma (iğfal) niteliğine haiz bulunduğu" belirtilmiştir.
4. Bozma sonrası, Mahkemece adli emanetin 2014/5427 sırasında kayıtlı bulunan suça konu plakalar duruşmaya getirtilip aldatma niteliği bulunup bulunmadığı yönünden incelenmiş, özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş ve aldatıcılık niteliğinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir.
5. Mahkemece, sanık savunmaları, müşteki beyanları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, alınan uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/244 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.