Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin
süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli 2015/258 Esas, 2015/1679 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanunu’nun 359 uncu maddesinin b bendinden yapılan yargılamada 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz talebi; sanıkların suçu işledikleri sabit olmakla mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve en aleyhe kabulle 31.12.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli 2015/258 Esas, 2015/1679 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.