SUÇLAR: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, 5490 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d, j ve son) bentleri, 35 inci, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 6240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Nüfus Müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunmak suçundan 5490 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanık gerekçe belirtmeksizin hükümleri temyiz etmiştir.
1. Sanığın, Karşıyaka Nüfus Müdürlüğüne başvurduğu, kendisini şikayetçi ... olarak tanıtarak 29.12.2014 tarihli adres beyan formunu şikayetçi ... adına imzaladığı ve şikayetçi ...'un adresini daha önceden boş olduğunu tespit ettiği ... Mah. ... Cad. No: 13 D: 1 Karşıyaka adresine taşıdığı yine sanığın Karşıyaka PTT Müdürlüğüne giderek adli emanetin 2015/328 sırasında kayıtlı, şikayetçi ... adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ''M13-...'' seri numaralı tamamen sahte olarak üretilen nüfus cüzdanını göstererek, şikayetçi ... adına 15.000 TL bedelinde kredi almak için kredi başvuru formunu doldurup, Karşıyaka PTT görevlisine verdiği, görevlinin sanığın ibraz ettiği nüfus cüzdanının sahte olmasından şüphelenmesi üzerine Karşıyaka PTT Müdürlüğünden ayrıldığı, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu ile; suç konusu nüfus cüzdanının tamamen (külli) sahte olduğu, sahteliğinin fotoğraf üzerinde soğuk mühür izi bulunması nedenleriyle ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceğinden belgenin aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın üzerine atılı suçları işlediği kanaatiyle temyize konu hükümler kurulmuştur.
1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçu yönünden, sanığın sahte nüfus cüzdanı kullanarak suçu işlemesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (j) bendinin yanında (d) bendini de oluşturduğu, Kanunun iki hükmünün ihlalinin temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, sanık hakkında düzenlenen iddianamede talep edilmediği halde sanığa ek savunma verilmeden 158 inci maddesinin (j) bendinin yanında (d) bendi uygulanmışsa da; Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılmadığının anlaşılması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyizi reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.