Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm ile sanığın temyiz isteğinin reddine dair ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hüküm ile ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Yokluğunda verilen gerekçeli hükmün sanığın aynı zamanda mernis adresi de olan beyan adresine tebliğ edildikten sonra bila ikmal iade halinde Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden tebliğe çıkarılması gerekirken doğrudan aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligattan sonra sanığın adresine yeniden tebligat çıkartılması ve Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesinde şartlar gerçekleşmeden bu maddeye göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu anlaşıldığından 01.06.2015 tarihli temyiz isteğinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/369 Esas, 2014/588 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın Temyiz İsteği

Temyiz talebinin reddine dair kararı temyiz ettiğine, talebi doğrultusunda karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir.

Her ne kadar Mahkemece suç sarkıntılık olarak kabul edilmemiş ise de sarkıntılık suçunun sanığın daha lehine olduğu anlaşılmış olup, sanığın olay günü on altı yaşındaki mağdurenin eteğinin üzerine elini koyma şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve Mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetilerek, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/369 Esas, 2014/588 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.