İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/539 Esas, 2019/462 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
2.Katılanlar vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2020/371 Esas, 2020/1666 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ceza soruşturma evresinde takip edilen işler için 600,00 Türk Lirası ücret öngörüldüğüne, sanığın ifa ettiği hukuki hizmet karşılığında aldığı ücretin 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile uyumlu olduğuna ilişkin yerel mahkeme gerekçesinin gerçeği yansıtmadığına, yerel mahkeme ve istinaf kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.