Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; dava konusu Yalova ili ... ilçesi ... Mevkii 2050 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, kesinleşmiş Devlet Ormanı olarak orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, Anayasa'nın 169 uncu maddesi gereği Devlet Ormanlarının özel mülkiyete konu edilmesi ve zilyetlik hükümleri doğrultusunda kazanılmasının mümkün olmadığını bu nedenle, dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların gayrimenkule müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiş,
İlk Derece Mahkemesince, davacı ... İdaresinin dava dilekçesinde davalıların isim, adres ve kimlik bilgilerini, dava dilekçesindeki zorunlu unsurlardan biri olan davalı ismi ve bilgilerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2011 tarihli ve 2011/93 Esas, 2011/2797 Karar sayılı kararıyla; "Davacı ... Yönetimince çekişmeli taşınmazın tapu malikinin adresini ve mirasçıları tespit edilemediğinden dava dilekçesine davalı olarak ölü tapu maliki ... mirasçıları yazılarak temyize konu davanın açıldığı, mahkemece, öncelikle nüfus müdürlüğünden çekişmeli taşınmazın tapu kayıt malikinin aile nüfus kayıt tablosunun istenmesi, tapu sicil müdürlüğünden adresinin sorulması, sağ olması halinde tapu malikinin, ölmüş ve mirasçıları var ise mirasçılarının, hiç mirasçılarının bulunmadığının belirlenmesi halinde mirasın Devlete kalacağı gözetilerek Hazinenin davaya katılımları sağlanarak yargılamaya devam edilmesi, mirasçılarının bilinmemesi halinde ise orman yönetimine, çekişmeli taşınmazın tapu kayıt malikine kayyım tayin ettirilmek üzere süre verilmesi ve tayin edilecek kayyım huzuruyla davaya devam edilmesi" gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Orman mühendisi ve fen elemanı tarafından dosyaya sunulan 12.06.2012 tarihli raporda özetle; dava konusu parselin içerisinde ve komşu parseller tamamen girilmeyecek şekilde tam kapalı meşe ağaçları ve orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, klizemetre ile ölçümünde kuzey-güney istikametinde %20-25 meyilli olup diğer komşu parsellerler aralarında ayırıcı bir sınır mevcut olmadığı, A rumuzlu kısmın 265,48 m2 olup orman dışı olduğu, B rumuzlu kısmın 3533,45 m2 olup devlet ormanı olduğu ve %12 nin üstü koruma makisi olduğunun belirtildiği, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı kanaati ile tapularının iptalinin gerektiği, yerleşmiş Yargıtay içtihatları ve 6831 sayılı orman yasası hükümleri de dikkate alınarak tapu iptaline ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Yalova ili, ... ilçesi, ... Mevkii, 2050 nolu parselde davalı adına kayıtlı olan taşınmaza ait tapu kaydının 12/06/2012 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde gösterildiği şekilde (B) rumuzlu olan 3533,45 m2 ye ilişkin tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, meni müdahaleye ilişkin olarak davalıların dava tarihine kadar tapu kaydına güvenerek taşınmazı kullandıkları ve haksız bir kullanımın olmadığı görülmekle; Yargıtayın emsal içtihatları da gözönünde tutularak meni müdahaleye ilişkin talebin reddine" karar verilmiş; karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.