Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/478 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, katılanın kalçasını sıktığının kabulü ile müsnet suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın soyut beyanı dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, hükme esas alınan kamera görüntülerinin iddianın aksine savunmayı doğrular mahiyette olduğuna ilişkindir.
1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın adlî sicil kaydında yer alan Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2014/926 Esas, 2015/106 Karar sayılı ilâmına konu silahla kasten yaralama suçundan doğrudan tayin olunan 2.240 TL adli para cezasına dair mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uygulanmış ise de; doğrudan tayin olunan adli para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm tarihi ve miktarı itibarıyla kesin nitelikte olduğu ve bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilâmın da bulunmadığı gözetilmeksizin,mükerrirkabul edilerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
b) 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde yer alan hapis cezasının ertelenmesi hükmünün uygulanmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan ve hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep eden sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile "tekerrüre esas sabıkasının bulunması" biçimindeki dosya kapsamına uymayan gerekçeyle, hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat gösteren sanık hakkında anılan hükmün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmadan eksik, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
c) Dosya kapsamına göre "26.06.2015" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "14.07.2015" olarak gösterilmesi, İlk Derece Mahkemesince eylemin "sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı" olarak kabulüne karşın gerekçeli karar başlığında suç adının "cinsel saldırı" olarak gösterilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2015/478 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.