İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/123 Esas, 2021/10 sayılı Kararı ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2,62,50 ve 52. maddeleri gereği 75 tam gün karşılığı 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2. Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2021/473 Esas, 2021/731 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; açılmamış sayılmasına karar verilen davayı müştekinin isteğiyle yenilemediğine, müştekinin aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle kendisinden şikayetçi olduğuna, devamında müştekinin şikayetçi olmadığını mahkeme huzurunda dile getirdiğine, bir zararın doğmadığına, tebligatın usulsüz yapıldığına ve sair hususlara ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.