Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Tire Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 kesinleşme tarihli, 2006/507 Esas, 2008/547 Karar sayılı ilâmında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün mükerrerliğe esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanığın adlî sicil kaydına esas Tire Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2009 kesinleşme tarihli, 2006/507 Esas sayılı ilâmına konu hısızlık suçu nedeniyle TCK'nın 142/1-b maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.