İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan,
1. İlk Derece Mahkemesince 9.700 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulmuş ve ihbar üzerine hüküm aynen açıklanmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyizi; sübuta, 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olacak şekilde karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.
"Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" şeklindeki ibarenin infazı kısıtlamaması sebebiyle Tebliğname'deki düşünceye iştirak olunmamıştır.
A. Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak sanık savunması, olay, CD çözüm ve kimlik tespit tutanakları, Facebook kayıtları ile tüm dosya kapsamı karşısında, temyiz sebebi olarak ileri sürülen hususlarda Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuştur.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair yönlerden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık olmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.09.2024 tarihinde karar verildi.