İstinaf başvurusunun kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, Tokat ili, Merkez ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 185 ada 8 parsel sayılı 3.440,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, Tokat ili Merkez ilçesi ... Köyünde yapılan kadastro tespit çalışmalarında orman olduğu gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarılan ve tescil harici bırakılan yerlerin Hazine adına tespit edilmeyip kişi adına tespit edilmesinin hukuka uygun olmadığını, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında bırakılmış olmakla orman niteliğini yitirse de, tahdidin kesinleştiği tarihe kadar orman niteliğini koruduğundan bu tarihe kadar olan zilyetliğe değer verilemeyeceğini, ayrıca taşınmazın evveliyatının orman veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini öne sürerek, 185 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "her ne kadar mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davalı tarafından 40-50 yıldır, evvelinde ise murisi olan babası tarafından kullanıldığı yönünde beyanları, teknik bilirkişilerden orman mühendisinin dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı, orman parselinden açma olmadığı,orman sınırından net bir şekilde ayrıldığı, ziraat mühendisinin taşınmaz üzeninde imar ihya çalışmalarının tamamlandığı ve hali hazırda tarım arazisi olduğuna yönünde tespitleri mevcut ise de, ... ve fotogrametri mühendisi tarafından hazırlanılan raporda; 1972 yılında çekişmeli taşınmaz üzerinde fiili kullanımın mevcut olmadığının bildirildiği, zilyetliğe ara verildiği, zilyetliğin aralıksız devam ettirilmediği, 2015 yılı öncesi zilyetlik süresi göz önünde bulundurulduğunda zilyetlik koşullarının oluşmadığı, kadastro komisyonun tarafından yapılan işlemde yöntem olarak usul ve yasaya aykırılık bulunduğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 185 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Mahkemece, 1972 yılında çekişmeli taşınmaz üzerinde fiili kullanımın mevcut olmadığı, zilyetliğin aralıksız devam ettirilmediği, dolayısı ile 2015 yılı öncesi zilyetlik süresi göz önünde bulundurulduğunda zilyetliğin koşulları oluşmadığı belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, öncelikli olarak Harita Genel Müdürlüğü harita ve hava fotoğrafı bilgi talep sayfası incelendiğinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu mahalde 1955,1972 ve 2006 tarihli hava fotoğraflarının bulunduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda davalının imar-ihyanın tamamlanmasından sonra tespit tarihine kadar 20 yıla ulaşan malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunup bulunmadığının hava fotoğraflarının incelenmesi ile birlikte mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla beraber ziraat bilirkişi raporuna göre çözümlenmesinin gerektiği, ziraat bilirkişi raporunda keşif tarihi olan 2020 yılı itibari ile taşınmaz üzerinde ki ceviz ağaçlarının 7-8 yaşlarında olduğunun bildirilmesine rağmen 2006 tarihli hava fotoğrafı incelenmesinde taşınmazın sınırlarının ağaçlar ile belirgin olduğunun ve davalının maliki bulunduğu 116 ada 37 parsel ile bir bütün kullanıldığının tespit edildiği, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre de 40-50 yıldır taşınmazın davalı ve babası tarafından kullanıldığının beyan edildiği, bu durumda çekişmeli taşınmazın tespit tarihi olan 2016 yılına kadar olağan zamanaşımı nedeni ile zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, bu cümleden olarak davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.