Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle, el konulan araçları işletememekten kaynaklı zararlarının da hesaba katılarak 1.000.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine, açıklanan bir hüküm bulunmadığına, el konulan araçların zamanında geri verilmediğine, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU
Tazminat talebinin dayanağı olan Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/86 Esas - 2016/298 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının temsilcisi olduğu ... Nakliyat Taşımacılık Ltd. Şti.'ye ait 80 AJ ..., 80 AF ..., 80 FK ..., 80 AJ ... ve 31 PP ... plakalı dorselerin şase numaralarının değiştirilerek resmi belgede sahtecilik yapıldığı gerekçesi ile 25.12.2009 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının mahkumiyetine karar verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve dorselerin karar kesinleştikten sonra tabi olduğu mevzuat hükümleri uyarınca şase numarası ve tescil belgesi düzeltilmek suretiyle tespit edilecek ruhsat sahibine iadesine hükmedildiği, hükmün 04.01.2017 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılarak;

İlk Derece Mahkemesince; davacının sanık olduğu dosyadaki üzerine atılı suçu tazminat dosyasına konu dorselerin şese numaralarını değiştirerek işlediği, bu kapsamda el koymanın koşullarının oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiş, gerekçeye ''... Dava konusu olayda, davacının araçlarının sahtecilik yapılarak devredilen araçlardan olması nedeniyle haksız veya usulsüz el koymaya ilişkin koşulların oluşmadığı, bu nedenle davacıya ait araca el konulması nedeniyle Devletin bir sorumluluğunun bulunmadığı, Ceza Muhakemeleri Kanundaki ilgili maddeler gereğince haksız bir el koymadan bahsedilemeyeceği ayrıca el koymaya ilişkin ihtilafın özel hukukun genel ilkelerine göre aralarındaki satış sözleşmesi gereğince devir yapılan ruhsat sahibi ile davacı arasında olması gerektiği, ceza yargılaması açısından ruhsat sahibinin eylemi nedeniyle hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hususları bir arada değerlendirilerek;Araçların asıl sahibi olan iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki Hacı Orhan’a tesliminin sağlandığı nazara alındığında; Tazminat davasının aktif husumet yokluğundan gerekse tazminat isteme koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı'' hususları eklenmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığ anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekilinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.09.2024 tarihinde karar verildi.