SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
I) Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın mercince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline Tebliğname'ye uygun olarak İADESİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre 08.09.1998 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 19.04.2016,04.05.2016 ve 31.05.2016 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Tüm dosya içeriğine göre; mutfak penceresi kilit kısmından zorlanmak suretiyle girilen şikâyetçiye ait ikametten hırsızlık yapmaya teşebbüs edenin, bahsi geçen pencerenin dış yüzeyinde parmak izi ele geçirilen suça sürüklenen çocuk olduğunun iddia ve kabul edildiği somut olayda; suça sürüklenen çocuğun aşamalarda amcasının oğlunun eşi olan şikâyetçiye ait ikamete sık sık gittiğini, hatta mutfak penceresinin olduğu tarafta odun kırdığını, şikâyetçinin de kendisine su verdiğini, bu esnada pencerenin dış yüzeyine dokunmuş olabileceğini savunduğu, şikâyetçinin de suça sürüklenen çocuğun ikamete sık sık gelip gittiğini beyan ederek suça sürüklenen çocuğun savunmasını doğruladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksini gösterir mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Hükmün gerekçe kısmında, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen cezadan yarı oranında indirim yapıldığı belirtildiği hâlde, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığı yazıldıktan sonra yarı oranında indirim yapılmak suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
c) Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun cezasından 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılırken indirim oranının 1/3 yerine 1/2 olarak hatalı yazılması,
d) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1,35 ve 31/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.