İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2018 tarih ve 2017/882 Esas, 2018/243 sayılı kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun 221 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 gün ve 2019/1320 Esas, 2020/286 sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan ceza verilmesine yer olmadığına hükmüne
yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, CMK'nın 280/1-c maddesi gereğince; 1- "B)1" bölümünde yer alan "TCK'nın 221/3" kısmının çıkartılarak yerine "TCK'nın 221/4 üncü maddesinin ilk cümlesi" ibaresinin eklenmek suretiyle, 2-"B)2" bölümünün tamamının çıkartılarak yerine," TCK'nın 221/5 inci maddesi gereğince taktiren bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibarelerinin hükme eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında Türk Ceza Kanunu'nun 221/3 üncü maddesi kapsamında örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgiler verdiğine, vermiş olduğu ifadeler neticesinde örgütün dağıldığına ve İlk Derece Mahkemesince hukuki değerlendirmenin bu yönde olduğuna,
2.Bölge adliye mahkemesince, sanık ifadelerinin Türk Ceza Kanunu’nun 221/4 üncü maddesinin ilk cümlesi kapsamında örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi şeklinde yorumlanarak hükmün düzeltilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
3.Düzeltme kararının bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilmesine,
4.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşının çağrısından sonra katılım hesabı getirisine oranla daha yüksek faiz ile iki kez kredi çekip ...yatırarak terör örgütüne finansal destek sağlamaya çalışması, ByLock isimli programın sanığın tablet ve telefonuna yüklenmiş ve sanık tarafından kullanılmış olması, FETÖ/PDY'ye ait farklı şehirlerde bulunan dershanelerde tayine tabi eleman olarak çalışmış olması, üniversitedeyken FETÖ/PDY'ye ait öğrenci evlerinde kalmış olması, örgüte kurban hissesi karşılığında himmet vermesi ve sınıfında bulunan öğrencilerden kurban bağışı adı altında topladığı paraların bağlı olduğu serrehbere verilmesine aracılık etmesi ve periyodik zamanlarda yapılan örgütsel toplantılara uzun süre katılmış olması, bu haliyle sanığın örgütle organik bağ oluşturur şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıyan eylemleriyle örgüt
bünyesinde yer alarak üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği, sanığın ikametinde yapılan aramada temin edilememesine karşın daha sonra 19.07.2017 tarihinde kendiliğinden kolluk birimine giderek ifade verdiği, örgüt mensubu 3 üncü kişiler hakkında beyan ve teşhislerde bulunduğu, bu çerçevede sanığın etkin pişmanlık göstererek örgütteki konumuyla uyumlu olarak örgütle ilgili faydalı bilgiler verip tutarlı beyanlarda bulunduğu, mahkemece sanığın etkin pişmanlığının samimi olduğu gözetilerek ifadesindeki örgüt mensubu şahıslara dair isimlerin sayısı, bilgilerin işe yarama derecesi gözetilerek sanık hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin pişmanlık göstererek örgütün yapısı ve faaliyetleri kapsamında bilgi verdiğinin ve verdiği bilgilerle örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasına yardımcı olduğunun kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun 221 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde düzeltilen hususlar dışında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yakalanmadan önce kendiliğinden kolluğa gelerek, etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermek istediğini beyan etmesi üzerine ifadesi alınan ve teşhis işlemi yaptırılan, aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.02.2020 gün ve 2019/1320 Esas, 2020/286 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde karar verildi.