Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.08.2017 tarihinde davacının babası ...’ın sevk ve idaresindeki davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan otomobil ile seyir halinde iken tek taraflı trafik kazasına karıştığını, kazada davacının babası sürücünün vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "25.03.2019 tarihli raporda; davaya konu meydana gelen olayda; davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü davacı murisi ...'ın %100 oranında tam kusurlu olduğu, trafik sigortası genel şartlar kapsamında ve davacı yaşı da gözetildiğinde davacı için destekten yoksunluk tazminat hakkının oluşmayacağı hususunda görüş ve kanaatlerini takdiri mahkememize ait olmak üzere bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dosyada bulunan kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi örneği, İstanbul CBS'nin 2017/115657 soruşturma numaralı soruşturma dosyası, Adli Tıp Kurumu raporu ve hasar dosyası örneğinden; davacının desteği olan babası ...'ın 31 LP 373 plakalı araç ile seyir halindeyken tek taraflı kaza yaptığı ve bu kaza sonucunda öldüğü, ölenin kullandığı 31 LP 373 plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... şirketinden geçerli mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunduğu görülmüş, dosya kusur ve aktüer bilirkişi için bilirkişi kurulan verilmiş, aldırılan raporda; kazanın meydana gelmesinde ölen ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacının yaşı itibariyle de sigorta genel şartları kapsamında destekten yoksunluk tazminatı talep edemeyeceğinin rapor edilmiş olduğu görülmüştür. Düzenlenen raporun dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu kabul edilmiş, kazanın meydana geldiği tarihte davacının 25 yaşında olduğu, mirasbırakanı babasının ölmesi nedeniyle de destekten yoksun kalındığına dair davacının davasının ispatlayamamış olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusur yönünden yapılan incelemenin kabulünün mümkün olmadığını, müteveffanın kusurlu olmasının davalı aleyhine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilemeyeceği sonucunu doğurmayacağını, bilirkişi raporunda 22 yaşını geçen kız çocuğunun ancak engelli olması ya da başka muhtaçlığı gösteren belge bulunması durumunda anne ya da babadan destek göreceği, dosyada bu konuda belgeye rastlanılmamış olmakla davacının desteklik alacağının da oluşmayacağı yönünde tespitler bulunduğunu, bilirkişilerce hukuki görüş bildirilmesinin usul kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, babasının vefatı sonrasında destekten yoksun kalan müvekkili lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kazanın 10/08/2017 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise 02/06/2017 günü tanzim edilmiş olduğu, tazminata konu desteğin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının, sigortalı aracın sürücüsü olan desteğin tam kusuru ile gerçekleştiği, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü desteğin ve dolayısıyla davacının üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi poliçe tarihinde yürürlükte olan Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulduğu..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveffanın kusurlu olmasının, davacı lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilemeyeceği sonucunu doğurmayacağını, araç işleten ve destek sıfatını haiz müteveffa ...'ın tam kusurlu olmasının desteğinden yoksun kılan kızı davacıya yansıtılamayacağını, davacının destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatını haiz olduğunu, davacının, babası ...'ın ölmesinden önce tek başına yurt dışında onun desteği ile hayatını idame ettirmekte olduğundan sebeple müteveffanın ölümü sonrası güç duruma düştüğünü, davacının yurt dışında eğitimine devam etmesi sebebiyle destekten yoksun kaldığını, iş bu tanzim edilen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davalı ... şirketinin tazminat yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.