Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili Beyşehir ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii 296 ada 45,47,35 parsel sayılı taşınmazların, ... Mevkii 310 ada 22,23 parsel sayılı taşınmazların, Aşağıyazı Mevkii 369 ada 25 parsel sayılı taşınmazın, ... Mevkii 263 ada 230,232 parsel sayılı taşınmazların, 247 ada 10 ve 18 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına tespit gördüğünü, ancak taşınmazların zilyedinin müvekkilinde olduğunu, Hazinenin hiç bir hakkı olmadığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkeme hükmünün eksik araştırma verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak esas hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava; TMK.un 713.mad dayalı olarak açılmış zilyetlik yoluyla taşınmazın tescili talebinden ibarettir. Burada özellikle taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılacak taşınmazlardan olup olmadığı araştırılacaktır. Kadastro tespit tutanağı incelendiğinde bu taşınmazın Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olduğu nedeniyle Hazine adına tesciline karar verildiği görülmektedir. Ancak davacının buraya zilyet olduğu beyanlar hanesinde yazılmıştır. Kadastro tespitinin yapıldığı tarihte 2863 Sayılı Yasa'nın 11.mad taşınmazın zilyetlik yoluyla iktisabına engel idi. Ancak bu madde 30.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren 2863 Sayılı Yasa'nın 11.mad değişikliğe uğratan 5663 Sayılı Kanun ile revizyona uğratılmıştır. Getirilen değişiklik ile zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyen taşınmazın maddede Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca 1.Gurup olarak tescil edilen Kültür Varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derecede Arkeolojik Sit alanlarının olduğu belirtilmiş ve sayılmıştır. Dava konusu taşınmazın ise belirtilen bu taşınmazlardan olmadığı bellidir. 03/08/2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların yeni Beyşehir Gölü Milli Park sınırları dışında kaldığının tespitinin yapıldığı, 31/08/2021 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların tarla vasfında kültür tarım arazisi olduğu, yine dava konusu edilen 310 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden 30-40 yıl öncesinden tarımsal faaliyette bulunulduğu, kısmen ekili olmayan taşlı kısımlarının ise 8-10 yıl aralıksız toprak işlemesi yapılmadığından üzerinde yabancı otların kapladığını, ancak 8-10 yıl öncesinde tarımsal faaliyetin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 06/09/2021 havale tarihli Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi bilirkişi raporunda, 1956-1971 yıllarına ait hava fotoğraflarının yapılan incelemesinde dava konusu taşınmazların tamamının tarla olarak kullanıldığının tespit edildiği, 13/09/2021 havale tarihli Orman Mühendisi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastrosuna göre 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. ve 17/2. Maddeleri kapsamında olmadığı, dolayısıyla orman sayılan yer veya orman içi açıklık olmadıkları belirtilmiştir. Bu aşamadan sonra dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilen taşınmazlardan olduğu, davacının Kadastro Kanununun 14.maddesinde belirtilen zilyetlik şartlarının bulunduğu araştırılmış ve görülmüştür. Öte yandan mahallinde yapılan keşifte dinlenilen tespit ve mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları ile dava konusu taşınmazın önceden beri, eklemeli olarak davacı tarafın zilyetliğinde olduğu, tasarruf şeklinin zilyetlik ve taşınmaz tescil koşullarını taşıdığı, zilyetliğin nizasız fasılasız olduğu anlaşılmıştır." gerekçesi ile "1-Konya ili, Beyşehir ilçesi, ... mahallesi, ... mevki 247 ada 10 parsel, 247 ada 18 parsel, aynı yer ... mevki 263 ada 230 parsel, aynı yer ... mevki 263 ada 232 parsel, aynı yer ... mevki 296 ada 35 parsel, aynı yer ... mevki 296 ada 45 parsel, aynı yer ... mevki 296 ada 47 parsel, aynı yer Ilıcakpınarı mevki 310 ada 22 parsel, aynı yer Ilıcakpınarı mevki 310 ada 23 parsel, aynı yer Aşağıyazı mevki 369 ada 25 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ormanla sınır 310 ada 22 ve 23 parseller yönünden kesinleşmiş orman sınırı dışında kalan ve hava fotoğraflarında orman izine rastlanmamakla orman sayılmayan, 26/11/2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilerek ; davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre, mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmemiştir. Ancak,.../... ve .../... mahallesinde bulunan dava konusu taşınmazların karar yerinde bulunduğu mahalle isimlerinin eksik yazılması, davalı hazine harçtan muaf olmasına rağmen davacı tarafından ödenen harçların yargılama gideri olarak hazineden tahsiline karar verilmesi, çevre ve şehircilik il müdürlüğünün cevabi yazısına göre korunan alanların tespit, tescil ve onayına ilişkin usul ve esaslara dair yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ.maddesi gereğince “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmaması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin yargılama giderleri yönünden kısmen kabulü ve resen gözetilen nedenlerle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine karar vermek gerektiği" belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine; "Davanın kabulü ile, 1-Konya ili, Beyşehir ilçesi, .../... mahallesi, ... mevki 247 ada 10 parsel, 247 ada 18 parsel, aynı yer ... mevki 263 ada 230 parsel, aynı yer ... mevki 263 ada 232 parsel taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, -Konya ili, Beyşehir ilçesi, .../... mahallesi ... mevki 296 ada 35 parsel, aynı yer ... mevki 296 ada 45 parsel, aynı yer ... mevki 296 ada 47 parsel, aynı yer Ilıcakpınarı mevki 310 ada 22 parsel, aynı yer Ilıcakpınarı mevki 310 ada 23 parsel, aynı yer Aşağıyazı mevki 369 ada 25 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına" karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.