Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.05.2009 tarih ve 2008/956-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile (9.390) DM tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı belge verildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, 9.844,03 TL'nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Kombassan İnş. Tarım ve İşl. Tic. A.Ş'nin ticaret merkezinin Konya'da bulunduğunu, bu davalı yönünden yetkili mahkemenin Konya Mahkemeleri olduğunu, davacıyla Kombassan Holding A.Ş. arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılardan Kombassan İnş. A.Ş’ne para ödendiği, davalılar tarafından da davacının anılan şirketin ortağı olduğunun kabul edildiği davanın bu yönüyle HUMK’nun 17. maddesi uyarınca anılan davalı şirketin sicil kaydının bulunduğu Konya’da görülmesinin gerektiği, davacının diğer davalılarla bir ilişkisinin bulunmadığı, davalı gerçek kişilerin şirket işlemlerinden dolayı şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle Kombassan İnş. A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliğine ve bu davalı yönünden dosyanın ayrılarak kararın kesinleşmesi ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic. A.Ş. ile ilgili yetkisizlik kararına yönelik bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic. A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de hakkında husumetten ret kararı verilen davalıların hukuki durumu diğer davalıya usulünce ortak olunup olunmadığı olgusuna bağlı olduğundan ve davacı taraf da dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüş bulunduğundan, mahkemece HUMK'nun 45/3. maddesinde "davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır" hükmü uyarınca, davacı tarafın iddiaları, anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınmadan davalılar Kombassan Holding A.Ş. ve ... yönünden husumetten ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic. A.Ş. yönünden temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.