Beraatine, iadeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ek 5.maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suç düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3.maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu düzenleme karşısında söz konusu atıfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'ndaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir.
Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17.maddesinin 2.fıkrasında "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 17/2.maddeleri uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını" kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ek 5.maddesi uyarınca açılan kamu davasına bakma görevinin 1.nolu asliye ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 12.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.