SAYISI: 2022/İHK-21215
İtirazının Kısmen Kabulü
SAYISI: K-2022/37790
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazının redine, davalı itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücretinin düzeltilmesine, diğer hususların aynen icrasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı araçla 28.06.2020 tarihinde davacının kullandığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sigorta şirketinin temerrütü tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında bedel artırım dilekçesiyle toplam talebini 310.925,07 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının olayda müterafik kusuru bulunduğunu, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının alkollü olarak araç kullandığı gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulayarak başvurunun kısmen kabülü ile 236.403,99 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 18.10.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacının müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının yaptığı ödemeyle borcun sona erdiğini, davacının sürekli iş göremezlik durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirtmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu ayrıca davacının alkollü araç kullandığı tespit edildiğinden müterafik kusur indirimi yapılmasının da yerinde olduğu gerekçesiyle davacının tüm, davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiş, başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin maktudan az olmamak üzere 1/5 oranında verilmesi gerektiği belirtilerek davalının vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti düzeltilerek 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmasının ve vekalet ücretinin tam verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının yaptığı ödemeyle borcun sona erdiğini, davacının sürekli iş göremezlik durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, dosyada yeninde kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin ise 1/5 oranında verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85,89,90,91 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Moturlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamayacağı gibi hâkim, raporu serbestçe takdir edecektir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının da araç sürücüsü olduğu, 28.06.2020 tarihli kaza tespit zaptında ise genel bir değerlendirme ile görüş belirtildiği ve davalıya ZMSS'li araç sürücüsüne tam kusur verildiği, aktüer bilirkişi raporunda da belirtilen kaza tespit zaptına dayanılarak tam kusur üzerinden hesaplama yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de bu yönde karar verildiği anlaşılmakta ise de kaza tespit zaptı olayın aydınlatılması yönünden yeterli açıklık içermediğinden sadece kaza tespit zaptı ile yetinilerek davalıya ZMSS'li araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
3. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacının kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı ve alınan alkolün davacının muhakeme yeteneği ile kazaya bir etkisi olup olmadığı ancak davacının kusuru olarak değerlendirilecek bir husus olup müterafik kusur olarak değerlendirilmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının almış olduğu alkolün kazanın oluş şekli, kazanın meydana geldiği yer ve saat, karşı araç sürücüsünün davranış biçimi, yolun özellikleri (iniş eğimli ve virajlı oluşu) veya hava şartları gibi dış etkenlerin kazadaki etkisinin değerlendirilerek, kazanın alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin (sürücünün alkollü olmaması halinde de kazanın gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının) tespiti için, nöroloji uzmanı da bulunmak koşuluyla teknik üniversitelerin ilgili bölümlerinde görevli öğretim görevlilerinden oluşan konusunda uzman bilirkişi heyetinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden, dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağı ile saptanan olay yeri özellikleri dikkate alınarak, kazada tarafların kusuru hususunda gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümününün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına; (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,Dosyanın, Mahkemeye gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.