SAYISI: 2022/İHK-6554

SAYISI: K-2021/183719

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili, 26.09.2020 tarihinde davalının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik zararının başvuru tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 93.724,92 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerine sevkine karar verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemine göre maddi zararın hesaplanması gerektiğini, hükmedilecek faizin yasal faiz olmasını, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibinin maluliyete ilişkin zarar isteminin kabulü ile; 93,724,92 TL'nin 04.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş'den alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itirazın reddine, karar verilmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamaya esas alınan iş görmezlik raporu hatalı tanzim edildiğinden kabul edilemez olduğunu, raporda çelişkiler bulunduğunu, kask takmayan başvuranın müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek tazminattan en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, bilirkişi tarafından progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, vekalet ücretinin AAÜT ne göre belirlenecek miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... şirketinin ZMSS'si olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan 31.05.2021 tarihli raporda davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Ancak davacının vücudunda oluşan yara izinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde cilt uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.