Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz isteği, kararın tüm yönleriyle usul ve kanuna, hakkaniyete ve kamu vicdanına aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlilerinin Çaldıran Kavşağı mevkiinde yapmış oldukları rutin devriye faaliyeti esnasında saat 17.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki
04 D 0747 plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorseye "Dur" ihtarında bulunulduğu, çay ve tütün detektör köpeği ile yapılan kontrolde, köpeğin aracın dorse kısmına yoğun tepki vermesi üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle saat 17.00 ile 19.30 arasında verilen yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada, aracın dorse kısmında toplam 14.110 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalarda, araçtaki yükün sigara olduğunu bilmediğini ve suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan Kanun'un belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suça konu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca tasfiye edildiyse bedelinin Hazine'ye gelir kaydına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.