Taraflar arasında görülen davada Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2020 tarih ve 2019/39 E. - 2020/205 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının kısmen itiraz ettiğini, takip sırasında yapılan ödemelerin mahsubu ile 28.000.- TL'si gayri nakit alacak olmak üzere bakiye 157.179,92 TL’ye yapılan itirazın iptali gerektiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalının Sivas 3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/7523 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 114.373,08 TL (borçlunun kabul ettiği miktar olan 542.195,00 TL ve icra dosyasında ödenen 19.305,71 TL düşüldükten sonra) üzerinden devamına, davacının gayri nakdi alacak talebinin reddine, talep yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak miktarı likid olmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, itirazın iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemenin davacı tarafından dava dilekçesinde düşülüp, talepte bulunulduğu gözden kaçırılarak mahkemece, ödemenin davada istenen tutardan tekrar düşülerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Temlik alan davacıya takip konusu yapılan gayri nakdi alacaklar bakımından bir temlik söz konusu olmadığından, gayri nakdi alacak talebinin reddi sebebiyle davacı temlik alana herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden, reddedilen kısım bakımından davacı temlik alan bu kesime yönelik olarak aleyhine harç, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.