1- Sanık ...'ın tefecilik suçundan; BERAATİNE,

2- Sanıklar ... ve ...'ın Kasten Öldürme Suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 81/1, 62/1,53/1, 53/3,58,63,54. maddeleri uyarınca neticeten ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına

1-Hükmün 20.09.2011 tarihinde, sanık ... ve müdafiinin katıldığı oturumda verildiği, CMUK.nun 310 ve 423.maddesinde belirtilen yedi günlük yasal süre geçtikten sonra, sanık müdafiinin 29.09.20011 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yasal süresinden sonra yaptığı temyiz isteminin, CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, bu sanığın kasten insan öldürme suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm ceza miktarı itibariyle re'sen temyiz incelemesine dahil edilmiştir.

2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar Umut ve Ferhat'ın kasten insan öldürme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ilişkin cezalarını azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ... hakkında tefecilik suçundan açılan davada elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde, bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin suç vasfına vesaireye, katılan hazine vekilinin sanık ...'ın tefecilik suçundan kurulan hüküm yönünden sübuta, yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,

A-Sanık ...'un kasten insan öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ...'ın tefecilik suçundan beraatına ilişkin hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),

B-Sanık ...'ın kasten insan öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ile maktulün alacak borç ilişkisi nedeniyle tartıştıkları, tartışma sırasında, maktulün kafasına tabancanın kabzasıyla vurduğu, maktul kaçarken sanığın yanında bulunan diğer sanık ...'un da av tüfeği ile ateş ederek maktulü öldürdüğü olayda, sanık ... yönünden suça azmetirme koşullarının olmadığı, ancak olay yerine tabanca ile gelmesi ve bunu maktulün kafasına vurarak mukavemetini kırması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin TCK.nun 39. maddesi kapsamında suçun işlenmesine yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiği, gözetilmeden, olay yerinde bulunmayan tanık Ferit'in, sanık ...'a atfen, "olay sonrası sanıklar yanıma geldiklerinde sanık ..., maktul kaçarken ben sık dedim, Umut da ateş etti ve maktulü vurdu dedi" şeklindeki sonradan vazgeçtiği beyanına dayanarak sanık ...'ın kasten insan öldürmeye azmettirme suçundan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, re'sen temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 12.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.