İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2020 tarihli ve 2019/354 Esas, 2020/362 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi gereği 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-5. madde ve fıkra hükümleri gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/886 Esas, 2021/903 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, şartları oluştuğu halde hükmün seçenek yaptırımlara çevrilmediğine ve usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/1. madde ve fıkrasının uygulanması talep edildiği hâlde, sanığa ek savunma hâkkı tanınmadan anılan Kanun'un 257/2. fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hâkkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereği bu bentteki tüm hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece avukatlık mesleğini icra etmekten yoksun bırakılmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde-fıkra ve bendi gereği Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.