SUÇLAR: Dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarihli ve 2014/339 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararı ile sanıklar Mikail ve ... hakkında her 2 katılana karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2'şer kez 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında her 2 katılana karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2015 tarihli ve 2014/339 Esas, 2015/562 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/23028 Esas, 2017/23737 Karar sayılı kararı ile atılı suçun hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesinin görevinde olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/42 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararı ile sanıklar Mikail ve ... hakkında her 2 katılana karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncümaddesi uyarınca ayrı ayrı 2'şer kez 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında her 2 katılana karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli karar tebliğ edilmiş, gerekçeli temyiz dilekçesi vermemiştir.

2. Sanık ... temyizinde özetle; sanık ...’in yönlendirmesi ile sanık ...'in borç yüklü kartlarını Y.S.ye yatır-çek işlemi yapması için verdiği, Y.S.nin bu kartları dolandırıcılıkta kullandığını duyduğu, polislerin söylemesi üzerine kartları Y.S.den alarak sahibine verdiği, suçu işlemediği, lehine hükümlerin uygulanması gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

3. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; sanıklar ... ile ... arasında akrabalık ve husumet bulunduğu, sanık ...’in sanık ...’e iftira attığı, sırf sanık ...’in belki de suçu ...’e yıkmak için verdiği beyanla mahkum edilemeyeceği, sanık ...'in o tarihlerde izinli olarak Nizip'e geldiği Ankara'da çalıştığının araştırılmadığı, iddianamenin aksine sabıkası veya dolandırıcılıktan soruşturması bulunmadığı, telefon görüşmeleri bakımından sanık ...’i tanıdığını, sanık ...le akrabalığını zaten belirttiği, diğer sanıkların ...'i suçlamadığı, şüpheden uzak delil bulunmadığı, beraati gerektiği ve re’sen gözetilecek gerekçelerle kararın bozulması istenmiştir.

1. Sanıkların telefonla ikna sureti ile katılanların bankaya para yatırmalarını sağlayarak dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.

2.Sanıklar; suçlamaları reddetmiştir.

3. Katılanlar, telefonla aranarak ikna sureti ile dolandırıldıklarını belirtmiştir.

4. Dosyaya banka ve telefon kayıtları celbedilmiştir.

5. Uzlaştırma yoluna başvurulduğu ancak uzlaştırmanın gerçekleştirilemediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

6. Mahkemece sanıklardan ... hakkında katılan ... yönünden beraat, diğer katılan yönünden mahkumiyet kararı verdiği, sanık ...'ın temyiz dışı olduğu, Mahkemece diğer sanıklar hakkında yukarıdaki şekilde ayrı ayrı mahkumiyet kararları verildiği görülmüştür.

1. Sanıklar hakkında hükmolunan taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine veya ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2019 tarihli ve 2018/42 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'in, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.