HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar ... ve ...'ün yokluklarında verilip usûlüne uygun şekilde ...'a 25.03.2019, ...'e 18.03.2019 tarihlerinde tebliğ edilen kararlara karşı, bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra ...'un 02.04.2019, ...'ün 26.03.2019 tarihlerinde temyiz isteğinde bulunduklarından, adı geçen sanıkların temyiz isteklerinin süresinden sonra olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ... ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2013 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 6.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/107 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 6.000,00'er TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.
2.Sanık ...'nın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
3.Sanıklar ... ve ...'ün ayrı ayrı sundukları dilekçelerindeki temyiz istekleri; atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.
1.Mahkemece; iştirak halinde hareket eden sanıkların katılanları evlenme vaadiyle kandırarak ziynet eşyalarını aldıkları ve böylece atılı suçu işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, katılan ve tanık beyanları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4.Uzlaştırma işlemlerinin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
A. Sanıklar ... Ve ...'ün Temyiz İstekleri Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklandığı üzere sanıkların temyiz isteklerinin süresinden sonra olduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla; sanıkların temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.11.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
A. Sanıklar ... Ve ...'ün Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle sanıkların temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ...'nın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.