Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2016 tarihli ve 2016/207 Esas No.lu iddianamesiyle sanıkların, şikâyetçinin arazisi üzerinde bulunan ağaçları kesmesi nedeniyle dikili ağaç, fidan ve bağ çubuğuna zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1.c, 167/2,53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/227 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dikili ağaç, fidan ve bağ çubuğuna zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-c, 62/1,50,52. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanıklar müdafii süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etme iradesini ortaya koymuştur.

1.Şikâyetçinin maliki bulunduğu 128 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağacının, sanıklar tarafından şikâyetçinin rızası olmaksızın kesildiği, 21.01.2016 tarihli bilirkişi raporu ile de durumun tespit edildiğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

2.Sanıklar üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3.21.01.2016 tarihli fen bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/227 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.