İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2019/575 Esas, 2020/191 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun ve maddenin birinci fıkrasının (e) bendi gereği takdiren 1 ay 8 gün süre ile avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına, 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2020/1321 Esas, 2021/867 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; duruşmalarına girilmeyen Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasına vekâlet ibraz edilmediğine, katılanın anılan dosyadan beraat ettiğine, aynı yer 8. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dosyanın duruşmasına ise Avukatlıktan yasaklandığı için giremediğine, katılandan Avukatlık ücreti alınmadığına ilişkindir.
Antalya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın sanık sıfatıyla yargılandığı dosyalarda müdafiiliğini üstlendiği halde, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/419 Esas sayılı dava dosyasında, 08.02.2017,05.06.2017,04.10.2017,13.12.2017 ve 29.12.2017 tarihli oturumlara, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/152 Esas sayılı dava dosyasında, 12.06.2017 ilâ 08.09.2017 tarihleri arasında yapılan oturumlara mazeret bildirmeksizin katılmayarak vekalet ilişkisinin gereklerini yerine getirmede ihmal ve gecikmeye sebebiyet verdiği ve bu suretle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/419 Esas, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/152 Esas sayılı dava dosyalarının getirtilip, sanığın katılmadığı celselerde esaslı işlemlerin yapılıp yapılmadığının belirlenmesinden sonra kamunun zararına veya kişilerin mağduriyetine neden olma ya da kişilere haksız menfaat sağlama biçimindeki objektif cezalandırma koşullarından birinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşmişse ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılması suretiyle hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı ve hatalı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307. maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.