SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/101 Esas, 2016/94 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
Mahkeme Zabıt Katibi ve Mübaşiri tarafından tutulan tutanakta, SEGBİS üzerinden karar yüzüne tefhim edilen sanığın sözlü beyanda bulunarak temyiz ettiğini, başka temyiz dilekçesi yazmayacağını beyan ettiği belirtilmiştir.
1. Sanığın, katılanlardan ...'in facebook hesabını ele geçirip ... gibi hareket ederek katılan ...'dan 190,00 TL'yi cep telefonuna göndermesini istediği, katılan ...'ın yanlış telefon numarası yazması üzerine paranın gitmeyerek suçun teşebbüs aşamasında kaldığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık, suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılanlar iddia yönünde beyanda bulunmuştur.
1. Sanığa 07.04.2016 tarihli celsede 5234 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Ancak;
a.Sanığın tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı kararının yapılan UYAP kontrolünde, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 18.02.2016 tarihli, 2015/6965 Esas, 2016/1586 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih ve 57/74 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamların tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alındığında, sanık hakkında, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması,
b.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi sorunluluğu nedenleri ile hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/101 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından tekerrürün uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması, ayrıca, hüküm fıkralarında hak yoksunluklarına ilişkin kısımlara "5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.