SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.04.2016 tarihli ve 2013/296 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
b) nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son bentleri, 62 nci, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 78.333,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

1. Sanık ...'un 18.06.2012 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile katılan ...'nin sahibi olduğu ... şirketinden 1 adet Hyundai Otomobil satın aldığı, karşılığında iddianameye konu Yapıkredi bankasına ait 24.000,00 TL ve 23.000,00 TL bedelli 2 adet çeki verdiği, ... şirketi tarafından teminat olarak bankaya ibraz edilen çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada, sanık ...'un en baştan itibaren aracın bedelinin ödememe iradesiyle hareket etmek suretiyle bir şekilde temin ettiği 2 adet sahte çeki katılandan araba alımı sırasında kullandığı bu suretle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilmiştir.

2. Sanık, ...'ün yanında çalıştığı dönemde onun talimatı ile katılandan araba alıp karşılığında bu çekleri katılana verdiğini, çeklerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

3. Katılan ..., araba alımıyla ilgili sadece sanık ile görüştüğünü, zararını karşılanmadığını, katılmak istediğini ifade etmiştir.

4. Şikayetçi ..., iddianameye konu iki adet çekin yetkilisi olduğu ... şirketinin çeklerinin taklit edilmesi suretiyle oluşturulduğunu, orjinal çeklerini başka firmalara kesip ödediklerini beyan etmiştir.

5. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 31.08.2012 tarihli raporuna göre, inceleme konusu çekler ile orjinal çekler arasında matbu basım, desenlerdeki detay ve ultraviyole ışık altındaki görünüm özellikleri yönünden farklılıklar bulunduğu belirlenmekle suça konu çeklerin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiği, yapılan sahteciliğin aldatma niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

6. Mahkemece sanığın, sahte olduğunu bildiği çeki yapmış olduğu alışveriş neticesinde katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilmiş temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

1. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 4700 gün adli para cezası tayin edilip, buna göre artırım-indirim yapılması gerektiği halde kurulan hükümde temel cezanın eksik olarak belirlenip, adli para cezasına çevrildikten sonra, 62 nci madde uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.